Fatih Altaylı'dan Saray ünlülerine sert gönderme: Bunlar ucuza teşekkür etmezler

Fatih Altaylı'dan Saray ünlülerine sert gönderme... Habertürk yazarı Fatih Altaylı'dan Saray'daki fiyasko konser sonrası gündemden düşmeyen ünlülere
Habertürk yazarı Fatih Altaylı'dan Saray'daki fiyasko konser sonrası gündemden düşmeyen ünlülere ağır gönderme. Altaylı, "Ben de o günlerde Yahu dünyanın her yerinde sanatçılar fakir fukaraya yardım etkinlikleri yaparken bizimkiler utanmadan ağlıyorlar” dedim. Ama ağlamaları sonuç verdi ve kendilerine en yüksek mertebeden konser verdirildi." sözleri Saray sanatçılarına ağır eleştirilerde bulundu.
Fatih Altaylı'dan Saray ünlülerine sert gönderme: Bunlar ucuza teşekkür etmezler... Koronavirüs nedeniye dünyadaki tanınmış sanatçılar halka yardım ederken Türkiye'deki tanınmış sanatçıların 'aç kaldık' diyerek Saray'dan özel konser kaptıklarına dikkat çeken Altaylı, konser için yapılan teşekkür açıklamalarına da tepki gösterdi.
‘Geçinemiyorum’ diyerek isyan eden Demet Akalın boğazda lüks restoran açtı
Pandemi sürecinde birçok meslak gurubunda çalışan vatandaşların zor dönemler geçirdiğini belirten Fatih Altaylı Saray'ın kimseye izletemeden milyonlarca lira aktardığı konserine katılan sanatçıları sert sözlerle eleştirdi.
Altaylı'nın "Sattınız mı Lamborghini’yi" başlıklı yazısı şöyle:
Bizim memlekette “sanatçı” olarak tanımlanan grup epey bir ses çıkardı.
Bunlardan gelen “Aç kaldık, öldük, bittik, yandık, mahvolduk” nidaları ortalığı inletti.
Ben de o günlerde “Yahu dünyanın her yerinde sanatçılar fakir fukaraya yardım etkinlikleri yaparken bizimkiler utanmadan ağlıyorlar” dedim.
Bana da kızdılar.
Fatih Altaylı'dan Saray ünlülerine sert gönderme!
Kızdılar ama bir tanesi bile Lamborghini’sini, Aston Martin’ini, Range Rover’ını, Mercedes cipini falan satmadı.
Mücevherlerini rehine veren de duymadık aralarında, saat koleksiyonunu satışa çıkarını da.
Ama ağlamaları sonuç verdi ve kendilerine en yüksek mertebeden konser verdirildi.
Kaç para aldılar, ne yaptılar bilmiyoruz ama yayınladıkları teşekkür mesajlarına bakılırsa indira gandi durumları fena değil.
Çünkü bunlar ucuza teşekkür etmezler.
Vallahi aldığınız parada, bindiğiniz otomobilde falan gözümüz yok.
Ama Allah aşkına susun bari.
Fakir fukaranın, garip gurebanın gözüne sokar gibi teşekkür mesajları falan yayınlamayın.
Ayıbınız aranızda kalsın.
Siz utanmıyorsunuz belki ama en azından duyduğumuz için utanmayalım.
Fatih Altaylı: Popüler bir TV konuğu olarak Perinçek
Son dönemin popüler TV konuğu Doğu Perinçek.
Belki bilirsiniz, belki bilmezsiniz ama Perinçek aktif siyasetteki en eski genel başkandır.
1978 yılında Türkiye İşçi Köylü Partisi genel başkanlığı ile başlamıştır.
Sonrasında Sosyalist Parti, İşçi Partisi ve son olarak da Vatan Partisi Genel Başkanlığı olmak üzere 42 yıldır aktif genel başkandır.
Ve Doğu Bey bu 42 yıl boyunca son bir yıldaki kadar ilgiye mazhar olmamış, bu kadar fazla televizyon programlarına konuk edilmemiştir.
Ben de Doğu Abi’yi hemen hemen 40 yıla yakın süredir tanırım.
Bazı fikirlerine katılırım, çoğuna katılmam ama severim.
Tabii Doğu Perinçek’in son dönemdeki popüler TV konukluğunun fikirleri ile uzak yakın alakası olmadığını da söyleyeyim.
Kendisini konuk eden televizyon programcılarına “Bu adamın fikri nedir?” deseniz yanıt veremezler.
Gerçi Doğu Perinçek’in fikri nedir sorusuna yanıt vermek zordur gerçekten ama bu arkadaşlar için Doğu Perinçek’in fikir değişiklikleri ile ilgili de bir fikirleri yoktur.
Onlar için Doğu Perinçek rating getiren bir konuktur.
Lafını sakınmaz, kavgadan kaçınmaz, hatta bilakis kavga sever, kavga başlatır, gerekirse küfür de eder. Fiziki kavgaya ramak kaldığı izlenimini uyandırmayı da sever.
Konukluğu da bu yüzdendir.
Televizyon ekranında Madagaskar asıllı bir Hint Horozu gibi göründüğü için tercih edilir.
Ve katıldığı her programda Perinçek’in yumuşak karnına bir yumruk atılır.
“Sen de Apo ile görüştün ve çiçek verdin.”
Doğrudur da.
Perinçek Apo ile görüşmüştür, sohbet etmiştir, birlikte PKK’lı sözde tören kıtasını denetlemişlerdir.
Zaten Perinçek de bunu inkar etmez.
Bu konuda kitabı bile vardır.
Sürekli olarak “Görüştüm ama niye görüştüm bir sorun” havası içinde yanıtlamaya çalışır bu suçlamayı.
Ama artık bana bu işten gına geldi.
31 yıl önce yapılmış bir görüşme.
Dostça mı?
Bana göre dostça?
O dönemde ikisi de sosyalist. Aralarında fikir birliği var zaten.
İnkar da etmiyorlar.
Ama sonra yollar ayrılmış.
Üzerinden de 30 küsur sene geçmiş.
Başka bir şey söyleyin, başka bir şey sorun Perinçek’e.
Hele hele Perinçek’i böyle köşeye sıkıştıranların bazıları daha düne kadar “En sıkı Fetullah hayranı benim, hoca efendiye benden daha yakın olan bulamazsınız” diyenler olmuyor mu?
İşte ona ölüyorum...
YORUM YAZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.