Durdu Özbolat hakkında 40 yıllık iddia!

Durdu Özbolat hakkında 40 yıllık iddia!

TELE 1'e ve Genel Yayın Yönetmeni Dr. Merdan Yanardağ'a yönelik yalan ihbarlarıyla tepki çeken Durdu Özbolat hakkında 40 yıllık iddia gündeme geldi.

TELE 1'e ve Genel Yayın Yönetmeni Dr. Merdan Yanardağ'a yönelik yalan ihbarlarıyla tepki çeken Durdu Özbolat hakkında 40 yıllık iddia gündeme geldi. Kahmanmaraş'ta Fehmi Özarslan adlı genç işkencede öldürülmüş ve onun yerini Özbolat'ın ihbar ettiği düşünülmüştü.

gazete.red'in özel haberine göre; Çalışanların maaş ve tazminatlarını gasp eden, türlü dolandırıcılıklara başvuran Yurt Gazetesi patronu Durdu Özbolat hakkında eski bir ihbar hikayesi yeniden gündeme geldi. İddialara göre, 12 Eylül askeri diktatörlüğü döneminde işkencede öldürülen Fehmi Özaslan’ın yakalanmasına da Durdu Özbolat sebep olmuştu. Kahmanmaraş Afşin’e bağlı Türkçayırı Köyü’nde yakalanan Fehmi Özarslan adlı genç işkencede öldürülmüş, dosyası, “Kendisini duvarlara vurdu” denilerek kapatılmıştı. Ne var ki, işkence gördüğüne tanık olanlar Özarslan’ın “ciğerlerinin kum torbası işkencesiyle patlatıldığını, vücudunun simsiyah olduğunu ve şuurunu kaybettiğini” anlatıyordu. Özarslan, ailesine haber verilmeden gizlice gömülmüştü. İddiaya göre, Fehmi Özarslan’ın o gün köye geldiğini bilen tek kişi Durdu Özbolat’tı.

Durdu Özbolat ya doğrudan Özarslan’ın köye geldiğini birilerine bildirdi ya da boşboğazlık etti ve babası ‘Ziraatçı’ Ali vasıtasıyla haber köyde devletle işbirliği yaptığı söylenen Hasan Özdemir adlı şahsa duyuruldu. Adı geçen gece Türkçayırı Köyü basılıyor ve dönemin köy muhtarı da dahil bazı kişiler gözaltına alınıyordu. İhbar şüphesi, köydeki herkes tarafından, hatta bizzat Durdu Özbolat’ın akrabaları tarafından dahi paylaşılan bir şüphe. Aynı dönemde, kısa bir süre hapse atılan Durdu Özbolat hapis yatmaktan ve ceza almaktan yine babasının devletle ilişkilerindeki nüfuzu sayesinde kurtulmuştu. Özbolat takip eden süreçte önemli miktarda para kazanmaya başladı. 91 sürecinde hapisten çıkanlarla arasını iyi tutarak kendisine ‘sol’ bir geçmiş yaratmaya ve CHP içinde yer tutmaya çalıştı… Bu, onun CHP milletvekilliğine kadar giden hikayesinin önünü açtı. Fehmi Özarslan’ın mezarı da fotoğrafı da yok…

FEHMİ ÖZARSLAN’IN ÖLÜMÜ

Devrimci Savaş adlı sol örgüte üye olduğu suçlamasıyla 7 Ağustos 1981’de Türkçayırı köyünde yakalanan ve günlerce işkencede kalan Fehmi Özarslan, gördüğü eziyete dayanamayarak hayatını kaybetti. Oğullarının ölümünden sonra annesi ve babası felç kaldı. 12 Eylül’den sonra Kahramanmaraş’ta Ali Ekber Yürek, Mehmet Ceren, Fehmi Özarslan ve Cennet Değirmenci’nin işkencede öldürülmesine ve çok sayıda yurttaşın işkence görmesine ilişkin 2010 yılında soruşturma başlatılmıştı. Afşin’de başlayıp Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı’nda devam edilen soruşturmada daha sonra takipsizlik kararı verilmişti. Yürek ve Ceren aileleri, avukat Hüseyin Aygün aracılığıyla Anayasa Mahkemesi’ne başvuru için harekete geçince soruşturma dosyasının bir örneği kendilerine verildi. Bu dosyanın açılmasıyla, Fehmi Özarslan’ın öldürülmesine ilişkin 1981 ve 2012 yılına ait evraklara ulaşılmış oldu.

Afşin’de yaşayan Özarslan, Türkçayırı Köyü’nde yakalandı. Tutanaklara göre 17 Ağustos 1981’e kadar Kahramanmaraş Sıkıyönetim Komutanlığı tarafından sorgu evi olarak kullanılan eğitim enstitüsünde sorgulandı. 17 Ağustos’ta cezaevine konan Özarslan, aynı gün “örgüte ilişkin sorgusunun yapılması” için cezaevinden çıkarılıp tekrar sorguya alındı. Özarslan, sorguda “rahatsızlandığı” gerekçesiyle 18 ve 22 Ağustos’ta hastaneye kaldırıldı. Ancak “bir hususa rastlanmadığı” için geri getirildi. 23 Ağustos’ta son kez götürüldüğü hastanede can verdi. Ölü muayene tutanağında, “ağzında kurumuş kan bulunduğu, sağ ayak diz kapağı ve kaval kemiğinde kabuk bağlamış bir ay öncesine ait yaralar, sol kalçada pantolon tahrişi sonucu meydana gelmiş kabarcıklar” saptandı. Ölümünün “akciğer enfeksiyonundan” kaynaklandığı belirlendi. Kıdemli Üstçavuş Nevzat Saylan, Özarslan’ın sorguda “soyunmaya ve kafasını sağa sola vurmaya çalıştığı”nı iddia etti. Saylan, “Sanığa cebir ve şiddet kullanılmamıştı. Ancak acayip hareketleri sonucu kendisini duvarlara vurduğu olmuştur” dedi. Polis Mesut Başar ise Özarslan’ın “sorgusu yapılmadan ve sorgu sırası beklediği anda rahatsızlandığını” savundu. Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Savcısı Yüzbaşı Hüseyin Ertekin, 6 Temmuz 1982’de kovuşturmaya yer olmadığına hükmetti. Kararda, “Ölüm olayında herhangi bir kişinin katkısının olmadığı” ileri sürüldü.

Etiketler :

YORUM YAZ

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.